Kedi ve köpeklerin şehir yaşamına etkisi üzerine akademik rapor açıklandı

kiki pet kuaför

Kedi ve köpeklerin şehir yaşamına etkisini inceleyen akademik rapor yayımlandı. Araştırma, evcil hayvanların kent kültürüne katkısını gözler önüne serdi.

Evcil hayvanların kent kültürüne katkısı araştırıldı

Türkiye’de ilk kez, kedi ve köpeklerin şehir yaşamına etkisini ele alan kapsamlı bir akademik rapor yayımlandı.
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü tarafından hazırlanan çalışma, hayvanların kent ekosistemindeki rolünü sosyal, psikolojik ve çevresel boyutlarıyla inceledi.

Araştırma, büyükşehirlerde yaşayan 5 bin kişiyle yapılan anketler ve belediyelerden elde edilen verilerle desteklendi.


“Evcil hayvanlar şehirlerde toplumsal denge unsuru”

Raporun yazarlarından Doç. Dr. Ebru Yalın, şehirlerde yaşayan kediler ve köpeklerin yalnızca evcil canlılar değil, “toplumsal denge unsurları” haline geldiğini söyledi:

“Kedi ve köpeklerin varlığı, bireylerin yalnızlık hissini azaltıyor, aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Bu, modern şehirlerde azalan sosyal bağların yeniden kurulmasına katkı sağlıyor.”

Yalın’a göre, özellikle pandemi sonrası dönemde evcil hayvan sahiplenme oranı %37 arttı. Bu durum, kent yaşamının psikolojik dayanıklılığını artıran bir faktör olarak değerlendirildi.


Şehir ekosisteminde görünmeyen rol

Rapor, kentlerdeki kedi ve köpek popülasyonunun yalnızca sosyal değil, ekolojik bir etkisi olduğunu da ortaya koydu.
Sokak hayvanları; çöp, kemirgen ve böcek kontrolünde dolaylı bir denge unsuru olarak işlev görüyor.

Veteriner Halk Sağlığı uzmanı Prof. Dr. Aydın Erten, bu verilerin önemine dikkat çekti:

“Kedi ve köpeklerin doğal davranışları, şehirlerde biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğini destekliyor. Ancak bu etkinin kontrolsüz üreme ve yetersiz bakım durumlarında tersine dönebileceğini unutmamak gerek.”


Belediye politikalarına yön verebilir

Raporda, belediyelere yönelik dikkat çekici öneriler de yer aldı.
Yerel yönetimlerin, “şehirde insan-hayvan uyum programları” oluşturması ve kedi-köpek popülasyonunu bilimsel verilerle yönetmesi önerildi.

Rapor, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya gibi büyükşehirlerde, hayvan refahı merkezlerinin sosyal alanlara entegre edilmesinin önemini vurguladı.


Vatandaş-hayvan etkileşimi artıyor

Çalışmada, şehir sakinlerinin %78’inin düzenli olarak sokak hayvanlarını beslediği, %62’sinin ise mahallelerinde en az bir kedi veya köpeği “sahipsiz ama sahiplenilmiş” olarak gördüğü tespit edildi.

Uzmanlara göre bu veri, Türkiye’de toplumsal hayvan sevgisinin Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu gösteriyor.

Yazar

kiki pet kuaför
Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu